Nemle birleşen sıcaklar sağlığınızdan etmesin!

Evde, işte ya da yazlıkta nerede olursak olalım, bugünlerdeki en büyük derdimiz hava sıcaklıklarındaki artış.

Herkesi yakından ilgilendiren bu sorun, kuşkusuz en çok açık alanda uzun süre işi olanları etkiliyor. Güneş ışınlarının dik geldiği zamanlarda değil, günün bütün saatlerinde kendini hissettiren sıcaklara karşı bilinçli hareket etmek gerekiyor. Kişilerin gerekli önlemleri alarak sıcak havaya uyum sağlaması gerektiğini söyleyen uzmanlar, kalp hastası ve kronik rahatsızlığı olan hastaların sıcak havanın etkisiyle ölüme varan sorunlarla karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor. Nem ve sıcaklık oranları yüksek iller ile metropoller; sıcak çarpmasının en etkili olduğu yerler oluyor.

Aşırı sıcaklara karşı vücudun en önemli savunması terleme ile sıvı kaybı. Ancak nem oranı yükseldiÄŸinde, terleme ile olan sıvı kaybı azalmaya baÅŸlıyor ve bu durum, sıcak çarpması ihtimalini artırıyor. SıcaÄŸa baÄŸlı acil durumların nemli bölgelerde daha sık yaÅŸandığına dikkat çeken Memorial Hastanesi Dahiliye Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal, nemin sıcak havayla oluÅŸan sorunları büyük oranda artırdığını söylüyor. Sıcak etkisine baÄŸlı damar geniÅŸlemesi sonucunda kan hacminde azalmaların sıcak bitkinliÄŸine sebebiyet verdiÄŸini belirten Baykal, bu durumun genellikle aşırı sıcak ve nemi yüksek ortamlarda çalışan kiÅŸilerde görüldüğünü anlatıyor. Vücut sıvısı azalmış, yaÅŸlı ve hipertansiyonlu kiÅŸilerde bu yatkınlığın daha fazla olduÄŸuna dikkat çeken dahiliye uzmanı Baykal, “Çünkü yaÅŸlılar, susama hissi yaÅŸla orantılı olarak azaldığı için terlemelerine karşın az su içerler. Hipertansiyonlularda ise aldıkları ilaçların etkisiyle elektrolit ve sıvı kaybı yatkınlığı zamanla artar.” diye konuÅŸuyor.

Çamlıca Medicana Hastanesi Dahiliye Uzmanı Doktor Engin Yurt ise sıcaklığın 35 dereceyi geçtiÄŸinde nem oranının etkisiyle vücudun fazla ısıyı dışarıya veremediÄŸini söylüyor. Sıcak çarpması veya vurgun durumunda ilk baÅŸta belirgin terleme, susuzluk ve baygınlık hissi olduÄŸunu dile getiren Yurt ÅŸunları söyledi: “Bu rahatsızlıkların akabinde aÄŸrılı ve istemsiz kas krampları, sonrasında baÅŸ aÄŸrısı, baÅŸ dönmesi, zayıflık hissi, bulantı ve kusma, nemli deri ve düşük tansiyon ortaya çıkar. Hastalık ilerlediÄŸinde ise ateÅŸ, davranış bozuklukları, kuru sıcak kırmızı renkli deri, hızlı yüzeysel nefes alıp verme, hızlı ve zayıf nabız, en sonunda kasılmalar ve bilinç kaybı durumu görülebiliyor. Bu belirtiler çok ciddiye alınmalı. Çünkü bazı hallerde bu göstergeler ölümle sonuçlanabiliyor.”

Çocuklar, sıcaktan nasıl korunur?

Bebek 6 aydan küçükse koruyucu krem sürmektense koruyucu elbise ve gölgelikli bebek arabası kullanın.

Koruma faktörü en az 15 olan güneş koruyucu kremler kullanın. Güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulayın. Çocuk suda fazla kalıyorsa tekrar sürün.

Ultraviyole ışınlarına karşı koruyuculuğu yüksek olan güneş gözlüğü takın.

Güneş ışınlarının yansımalarına dikkat edin. Beyaz kum ve su ışınları yansıtır, bu gibi alanlarda korunmayı artırın.

Hangi tedbirler alınmalı?

Zorunlu olmadıkça sabah 10.00 ile öğleden sonra 15.00 arası dışarıya çıkmayın.

Kapalı alanların havalandırılmasına, yeterli hava akımı almasına özen gösterin.

Bol sıvı ve mineral içeren içecekler tüketin. Hafif yemekler, sulu yiyecekler yiyin.

Kalp hastalığı veya hipertansiyonu olup tuzsuz diyet alan kişiler dışında gıdalarla tuz alımı artırılmalı. Tuz kısıtlaması olanlar ise sıvı ve tuz kaybı yönünden çok dikkatli olmalı.

İnce, açık renk, bol giysiler giyin. Giysi, güneşten korumalı ama terletip su kaybettirmemeli.

Kapalı ve park edilmiş araç içinde hiçbir canlı bırakılmamalı.

Dışarıda çalışanlar, güneş altında korunmasız kalmamalı, ağır eforlardan kaçınmalı.

Sıcak çarpması ve bitkinlik belirtilerini bilip bu belirtilere karşı tedbirli olunmalı.

Kaynak:zaman

Beynin 3 düşmanı!

California Üniversitesi’nden bilim adamı Daniel Amen, Amerika’da best seller olan kitabında kafein alkol ve sigaranın beyne etkilerini beynin MR görüntülerini inceleyerek yayımladı.

Buna göre fazla alkol, beyin damarlarını tıkıyor ve hücreleri öldürüyor. Bir süre sonra hafıza da etkileniyor. Kafein ve sigara da beyin damarlarını daraltıyor. Günde 3 fincan fazla kahveden uzak durulması gerekiyor.

Kafein ve sigara: Beyindeki damarların daralmasına yol açıyor. Etkisi uyuşturucu ve alkolden de kötü oluyor. Beynin ön lobunda görülen siyah noktalar kişiyi depresyona karşı savunmasız kılıyor. Orta kısımlardaki siyah noktalar zayıf hafızanın habercisi. Kitap, günde 3 fincandan fazla kahveden uzak durmayı tavsiye ediyor.Alkol: Fazla alkol tüketmek beyin damarlarının tıkanmasına ve hücrelerin yavaş yavaş ölmesine neden olur. Ön lobdaki siyah lekeler karar verme yeteneğinin zayıflamasına, refleksleri kontrol edememeye ve yüksek depresyon riskine işaret ediyor. Orta kısımdaki lekeler dil, müzik yeteneklerini ve hafızayla ruh durumunu olumsuz etkiliyor. Dengesiz davranışlara neden oluyor.

Bu gıdaları mutlaka yemelisiniz

Somon depresyonla savaşır, soÄŸan kemikleri korur, tavuk gözleri güçlendirir. Dahası da var… İşte 12 süper gıda;

İngiliz Mirror Gazetesi 12 süper gıdayı ve sağlığa faydalarını araştırdı. İşte size o liste;

Mantar: Meme kanserinden korur. Günde 10 gram mantar riski yüzde 64 azaltır.
Kivi: Felci önler. Günde 2 kivi, her gün bir aspirin almakla aynı etkiye sahiptir.
Kırmızı biber: Eklem ağrılarını dindirir. Capsaicni maddesi acıyı azaltır.
Tavuk: Gözler güçlendirir. Haftada üç kez yemek gözlerde yaşlanma etkisini azaltır.
Soğan: Kemikleri güçlü tutar. Kalsiyumun kemiklerde tutulmasını sağlar.
Somon: Depresyonla savaşır. Omega 3 yağları bu etkiyi sağlar.
Brokoli: Prostat kanserinden korur. Haftada iki kez yemek riski azaltır.
Siyah çikolata: Tansiyonu dengeler. Günde 25 gram kan dolaşımını düzenler.
Ceviz: Kalp hastalığından korur. Haftada 4 kez bir avuç tavsiye ediliyor.
Beyaz Çay: Kilo vermeye yardımcı olur. Yağın depolanmasını engeller ve yaktırır.
Şarap: Uzun bir ömür vaat eder. Günde yarım kadeh kırmızı şarap yeterli.
Siyah üzüm: Antioksidanları alzheimer ile savaşır.

Kaynak:İnternethaber